Lacan’ın felsefe hayatı dört aşamada ele alınabilir:

1. “1926 ile 1953 yılları arasındaki birinci aşama, geleneksel psikiyatri çalışmalarından başlayarak hem tanı hem de tedavi için kliniğe yavaş yavaş psikanaliz kavramlarını soktuğu dönemdir.” Lacan “Ayna Evresi” kuramını da bu dönemde ortaya atmıştır. “Ayna Evresi” bebeklerin genelde altı aylarını doldurduktan sonra aynada kendilerinin farkına varabildikleri dönemdir.

“Bebek kendi görüntüsünü hem kendisi gibi hem de kendisi değil gibi görmelidir çünkü görüntü kendi yüzünün yansımasıdır ve aynı zamanda yansıtılmış bir görüntüden başka bir şey değildir. Bir özne ya da sosyal bir varlık olabilmek için bebeğin, yansımanın özne olan kendisiyle bire bir aynı olmadığını kabul etmesi gerekir. Bu da çocuğun dile giriş yapmasına ve ego oluşumuna işaret eder.” 

2. “1953-63 yılları arasında Lacan yapısal dilbilime ve Freud’un çalışmalarında simgeselin oynadığı role ağırlık verdi.” Lacan bu aşamada insan ruhunun dilbilimde temellenmesi ile ilgili çalışmalar yaptı. “Les Psychoses: Seminar III (Psikozlar: Seminer III) adlı eserinde Lacan, bilinçdışının ‘dil gibi bir yapıya sahip’ olduğunu ve gösterenin buyruğu altında olduğunu ileri sürer. Bu düşüncesi, bilinçdışını bastırılmış özerk ya da içgüdüsel arzuların yönettiği fikrine terstir.” Lacan burada Freud’un yazılarından biraz sapar. Esasında Freud’un bilinçdışına gösterdiği ilgiyi almış ama bilinçdışını Saussure’un dilbilimde kaydettiği gelişmeler üzerinden tanımlamıştır.

3. “1964-73 yılları arası Lacan’ın Freud’dan ve geleneksel psikanalizden daha da ayrıldığı dönemdir. Araştırmaları kendine özgülüğü ifade edecek şekilde “Lacanyen” olarak anılmaya başlamış, kendisi de yeni terimleri ve karmaşık şemaları ile üne kavuşmuştur. Egoyu ruhsal bütünlük tahtından alıp nevroz tahtına oturtması ve özne oluşumunun birincil yeri olarak Simgesel düzeni görmesi çalışmalarına çığır açıcı nitelik kazandırmıştır. Yine de hâlâ, kendisinden önce gelen Freud takipçilerinin ancak daha da anlaşılmaz hâle getirdiği Freud’un çalışmalarını devam ettirdiği iddia edilmiş ve bu suçlamalar SFP [Fransız Psikanaliz Topluluğu] içinde gerilime yol açmıştır.”

Bu dönemde Lacan, psikanaliz ile ilgili olmayan filozofların ve özellikle yapısalcıların ilgisini çekmiştir.

4. Kariyerinin son aşamasında Lacan, matematiği kendi Lacanyen psikanaliz kuramlarına katmak amacıyla özenli çalışmalar yürütmüştür. Gerçeklik, Simgesel ve İmgesel üçlemesini birleştirmeye başlamıştır.

“1974’ten itibaren bu üç düzlemin kesişimini karmaşık topolojik şekiller kullanarak çalıştı. En sadık takipçilerinin bile kafasını karıştırmaya başladı ve öğrencileri Lacan’ın verdiği türden eğitimin, klinik uygulamalarında kullanılabilmesi konusunda şüpheye düşmeye başladılar.”

Lacan, psikoloji ve felsefe topluluklarında en tartışmalı konulardan biri olmayı sürdürüyor. Yine de “çalışmaları psikanaliz kuramı ve uygulamalarının yanı sıra, edebiyat, sinema çalışmaları ve felsefe üzerinde de büyük etki yaratmaya devam ediyor.”

* Alıntılar Philip Hill’in Lacan for Beginners (Yeni Başlayanlar için Lacan) isimli kitabındandır.

Kaynak: Freud Quotes

Libido Portal’da yayımlanan, Libido yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.