Bu haftanın sorusu: Okul müfredatında yer alan sanat eğitiminin rolü ne olmalı?

Konuya ilginin oldukça fazla olduğunu ve okuyucuların yorumlarını da bu yazıya dahil ettiğimi söylemeliyim.

İlaveten üç eğitimciden gelen cevaplara da yer verdim: Virginia McEnerney, David Booth ve Heather Wolpert-Gawron.

BAM! Radyo Show’umda Virginia ve David’le yaptığım 10 dakikalık söyleşiyi de ayrıca dinleyebilirsiniz.

“En İyi Kaynaklar: Eğitimde Sanatın Önemi Tartışmaları” yazımda ilgili ilave kaynaklar yer almaktadır. Ayrıca yine bu sayfada birtakım video kayıtlarını izleyebilir ve sanatı okulumuzda bir dil-öğrenme etkinliği olarak kullanan yetenekli bir öğretmenle nasıl yakından çalıştığımı anlatan bir yazıyı okuyabilirsiniz.

Virginia McEnerney’in Yanıtı:

Virginia McEnerney Genç Sanatçılar ve Yazarlar Birliği’nin yöneticisi, yaratıcı gençlere burs imkanları sağlayan Eğitsel Sanat ve Yazı Ödülleri’nin kar amacı gütmeyen idarecisidir:

Değişim yaratmak için öğrenciler ilk olarak yaratmayı öğrenmelidir. Gençler tıpkı yetişkinler gibi – kimliklerini inşa etme aşamasında oldukları için belki de daha fazla – fikirleri, bakış açılarını ve duyguları anlamaya ve iletişim kurmaya yardımcı olması açısından sanata dikkat kesilir ve karşılık verirler. Bu şekilde sanat, problem çözme gibi tamamlayıcı diğer yetenekleri açığa çıkaran yaratıcı düşünceyi besler. Bu da en nihayetinde öğrencilere disiplinler arası fayda sağlar.

Sanat eğitimi, profesyonel sanatçı ya da yazar olmayı arzulayanlarla sınırlanmaksızın, tüm yetenek seviyesindeki öğrenciler arasında yaratıcı becerileri olumlama ve geliştirme bakımından asli bir rol oynamalıdır. Ortaokul veya lise sanat derslerinde yaratıcı düşünme becerisi geliştirmiş bir biyoloğun kanser araştırmalarına yeni bir gözle bakabilmesine benzer olarak, bir sanatçı da kendi sanatsal ifadesi için yeni formlar ve araçlar geliştirebilir. Esasen, Eğitsel Sanat ve Yazı Ödülleri’nin geçmiş kazananları arasında buna şahit oldum.

Çağdaş ekonomimiz inovasyon ile dünyayı görme ve düşünmede yeni yöntemler üzerine kuruludur. Bu da esasen sanat eğitiminin beslediği bir şeydir. Genç bireyler yaratıcı pratiklerle dünyayı farklı bir şekilde tasarlama becerisi geliştirirler. Güzel Sanatlar ve Beşeri Bilimler Başkanlık Komisyonu’ndan, “Sanat Eğitimine Yeniden Yatırım: Amerika’nın Geleceğini Yaratıcı Okullarla Kazanma” gibi çalışmalar, öğrencilerin katılımını arttırmada, başarı farkını kapatmada ve nihai olarak dünyamızı değiştirecek becerileri geliştirmede sanat eğitiminin ciddi bir rol oynadığını göstermektedir.

Eğer gençlerde yaratıcılık için içsel bir gayret varsa ki olduğuna inanmaktayız, sanat eğitimin ayrı değil ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

David Booth’un Yanıtı:

David Booth Toronto Üniversitesinde Fahri Profesör olarak görev yapmaktadır. 25 yılı aşkın bir süredir, okuma-yazma öğretme üzerine yöntemler geliştirme, uygulama ve değerlendirme konularında öğretmenlerle çalışmaktadır. Son kitabı Söyleyeceklerim Var: Öğrenciler Öğretme Yöntemimizi Nasıl Biçimlendirir:

Evimizin ve okul topluluğumuzun yardımsever ve ilgili üyeleri olarak, çocuklarımızın sanatla zenginleşmiş bir hayatla, dünya faaliyetlerine estetik, bilişsel, fiziksel ve duygusal güçleriyle bütüncül olarak katılarak ve mümkün olan sıklıkla tüm bu süreçleri iç içe geçirerek yetişkinliğe adım atmalarını arzu ediyoruz. “Düşüncelerimizi hissetmeye” ve “duygularımızı düşünmeye” ihtiyacımız var. Hayatın entelektüel yansımasında duyguların güçlü birer bileşen olduğunu biliyoruz. Bu nedenle kişisel dünyalarımızı mümkün olan çok sayıda farklı rengi açığa çıkaracak ve gördüğümüz/yaptığımız her şeye içkin olan imkanları genişletecek olaylar ve deneyimlerle doldurmak ve bütünlüklü varlıklar olarak yetişmek için fırsatlar talep ediyoruz.

Okullarımız çocukların her gün yüz yüze geleceği sanatsal seçeneklerle dolu bir repertuara açılsa nasıl olur? Böylece bilgilerinin artacağını, duyularının gelişeceğini ve duygularının bir biçim bulacağını, hayatta karşılaşacakları durumlara verecekleri cevapların daha duyarlı ve düşünceli olacağını düşünemez miyiz? İşte bu, okullardaki sanat eğitiminin gerçek rolüdür – gençlere dünyalarını olağanüstü ve anlamlı yöntemlerle inşa etmelerine yardım etmesi, aynı zamanda, bu yaşam boyu süreci başarmaktan kaynaklı tatmin duygusu.

Sanat kaçınılmazdır. II. Dünya Savaşındaki toplama kamplarında bazı çocuklar resim yapıyor, şiir yazıyorlardı. Şiilerini ve çizimlerini “Ben Hiç Başka Bir Kelebek Görmedim” kitabında görebilirsiniz. 11 Eylül felaketinden sonra New York’ta aileler ve okullar, savunmasız ve sarsılmış gençlere ne söyleyeceklerini, ne yapacaklarını bilemez durumdalardı. Sonrasında New York’ta olan şey sanat eğitimi için bir metafordu. Binlerce okul çocuğu bir şekilde duygularına biçim vermek ve kendilerini kuşatan kederi paylaşmak için yaratıcı resimler, çizimler, şiirler, hikayeler ve mektuplara başvurdular. Sanatın aynasında, konuşarak yaptıklarından çok daha fazlasını açığa çıkarabildiler. Yıkımın ötesinde bir umudu hayal edebildiler. Tutkularını ve öfkelerini göstermenin yollarını buldular ve catharsis yaşayabildiler. Daha iyi bir geleceğin farkına varmak ve güncel gerçeği inşa etmek için sanatı kullanabildiler. Aileler, öğretmenler ve arkadaşlar olarak biz bu çocukların Ground Zero[1]’ya Mesajlar kitabında yer alan resimlerini görüyor, yazılarını okuyor ve duygularının derinliğini ve insanlık ailesine bağlantılarını fark ediyoruz. Onların sanatsal çabaları sayesinde bizler de bu durumla daha iyi başa çıkabiliyoruz.

Sanat, öğrenmenin, keşfetmenin, tepki vermenin, açığa çıkarmanın, göstermenin, hayal etmenin, betimlemenin ve anlamlandırmanın bir yoludur. Tüm hayat boyu öğrenenlerin zihinlerinde ve kalplerinde olduğu gibi okul müfredatında da yer alır.

 Heather Wolpert-Gawron’un Yanıtı:

Heather Wolpert-Gawron ödüllü bir ortaokul öğretmenidir. İnternet Okuryazarlığı öğretme, Proje Bazlı Yazma ve Ortak Öz için Kurmaca Olmayan Okuma Stratejileri üzerine çalışma kitapları yazmıştır. Ayrıca, Tween Crayons and Curfews: Ortaokul Öğretmenleri İçin İpuçları ve Her Kapının Arkasına Yazmak: Esas Alanlar Üzerinden Ortak Özü Öğretmek kitaplarının yazarıdır. Heather, The George Lucas Eğitim Vakfının edutopia.org adresli bloğunda ve www.tweenteacher.com adresli kendi internet sitesinde yazmaktadır.

Bu ülke STEM için deliye dönüyor. (Science –Fen-, Technology –Teknoloji-, Engineering –Mühendislik- ve Mathematics –Matematik- kelimelerinin baş harflerinin birleşiminden oluşuyor.) STEM, STEM, STEM. Fakat gerçek şu ki sanata, yazıya, konuşmaya odaklanmazsak çok önemli bulduğumuz iletişim meselesini ihmal etmiş oluruz. Yazı olmadan icatlarınıza fon bulamazsınız. Sanatın belli bir seviyesi olmadan yeşil teknoloji temelli bir bina tasarlayabilirsiniz. Özgüvenle konuşamadığınız bir mülakattan ise geçemezsiniz.

Sanat eğitiminin müfredata dahil edilmesi, çocukların ÖZ konular dışındaki şeylerin de dahil edilerek geniş kapsamlı yetiştirilmesi ile ilgilidir. Mucitlerimizi ya da basitçe hayatınızdaki en çok saygı duyduğunuz insanları düşünün. Çeşitliliğin unsurlarına sahip olduklarını göreceksiniz.

İlaveten, öğrencileri hayatta kendi doğalarında OLMAYAN ve ilginç ya da önemli olduğuna İNANMADIKLARI şeylere maruz bırakmamızın hayati bir önemi vardır. Bilgilerini artırmayı ve dünyalarını daha büyük hale getirmeyi amaçlamaktayız. Dolayısıyla onları yalnızca tek bir konu grubu ile sınırlayamayız. Konularımız birbirleriyle bağlantılı olmalı ve hiç olmadığı kadar birbirinin içine geçmelidir.

Üstelik okula gitmek spora gitmek gibidir. Kol kaslarına çalışırken kalça kaslarını ihmal edemeyiz. Tüm önemli kaslara odaklanırsak dengesiz olur ya da iş göremeyiz. Sanat kastır. Matematik kastır. Yazı kastır. Tarih, beden eğitimi ve tiyatro da öyle. Birinden birini ihmal ederek ya da tüm yatırımı yalnızca bir tarafa yaparak öğrencilerimizin yetişmelerini ve öğrenmelerini engellemiş oluruz.

Bir değişkenden diğerine sıralamayı öğretmek? Öğrencilerin elle ya da dijital bir resimli taslak üretmelerini deneyin.

İkna yazısı yazdırmak? Çocuklara Birleşmiş Milletlerin muhatap olduğu, uluslararası bir sorun için çözüm önerilerinin desteklenmesini talep ettikleri bir konuşma yazdırın.

Öğrencilere bir ineğin gözünü gözlemlettirmek? Notlarını çizim ve eskizleriyle eşleştirmelerini sağlayın.

Öğreteceğiniz konu ne olursa olsun sanatı kullanmak için fırsat vardır. STEM kaslarını geliştirmemiz son derece önemlidir, evet. Fakat STEAM’e odaklanmamız daha önemlidir. (Art-Sanat)

Okuyuculardan Gelen Yanıtlar

Jonathan Bethards:

Sanat eğitimi, tüm okullar ve öğrenciler için yaratıcı düşünme ve eyleme ile problem çözümlerinde yenilikçi yollar geliştirme bakımından akıl almaz derecede önemlidir.

Sanatın güzelliği inanılmaz derecede geniş olmasında ve böyle kalması gerektiğinde yatar. Sanat basitçe iki boyutlu bir çizim kursu ya da çömlekçilik demek değildir. Müzik, tiyatro, heykel, resim, yaratıcı yazarlık, tasarım, ahşap üretim ve pek çok diğer alanları içermektedir. 

Öğretmenlerin inançlarına rağmen, sanat okulun açık baskıcı doğasından öğrencileri kurtarmak için onların eğitimine entegre edilmelidir. Sanat her bir sınıf için veri ve sayı bekleyenler için maalesef ölçülemez; bu mümkün değildir fakat sanat her zaman önemlidir.

Müfredat sanatı tanımlayamadığı gibi sanatın diğer formlarına da özel değerler atfedemez. Müfredat kendini ifade etme ve farkındalık geliştirme için öğrencilerin özgürce takip edebileceği farklı yollar sağlamalıdır.

Billy Bowden:

Tiyatro ve dijital ya da yeni medya sanatı gibi sanatın diğer formlarında zorunlu olarak eğitilmeksizin, öğrenmenin bu yöntemlerinin, öğrencilere öğrendiklerini çağdaş ve yenilikçi yollarla ifade etmelerine yardım etmeleri açısından önemli olduğunu söyleyebilirim. Öğrencilerden video kaydetmeleri ya da sosyal medya veya blogları kullanmaları istenirse, bu onlara 21. yüzyılda kendi seslerini üretme imkanı verir. Bu strateji ya da yöntemleri çağdaş müfredata ekleyerek, öğrencileri katılımcı kılarız ve gelecekte nasıl etkili öğrenenler ve çalışanlar olabileceklerine dair düşünmelerini sağlarız. Öğrencileri erken yaşta bu çeşit bir müfredatla eğitime başlatmak, onların gelecekte arkadaşları ve meslektaşlarıyla işbirliği yapabilen, hünerli ve zeki işçiler olmalarını sağlayacaktır. Bu nedenle, fikirlerini destekleyecek tüm disiplinlere ilgi duyan tüm öğrencileri tartışabilmeleri ve onları üniversite çalışmalarına ve nihayetinde iş hayatına hazırlayacak etkili bir retorik üretebilmeleri yönünde cesaretlendirmek istiyorsak sanat eğitimi modern eğitim müfredatı içinde yer almalıdır. Bu da uzun vadede ülkemizin ekonomisine ve refahına katkı sağlayacaktır.

Wintersgina:

Performans sanatı ile görsel sanatlar okul müfredatının bir parçası olmalıdır. Bu konuda oldukça hevesliyim. Öğrenciler sanatla uğraştıkları zaman yeteneklerini ve becerilerini keşfederler ve bu onları ileri düzey eğitimleri için de motive eder. Bu tür sınıflarda öğrenciler yaşam boyu beceri geliştirmeyi öğrenebilirler. Bu sınıflarda farklı konular mevcuttur – matematik, tarih, fen bilimleri, İngilizce. Belli bir zaman diliminde bir oyun kurulur, dizeler ezberlenir ve sunulur, ana fikirler analiz edilir, setler ve sahnenin boyutları ve dengesi vardır, programlar şekillenir. Müzik ve sanatın tarihsel ve matematiksel olarak zemini vardır. Bu her şeyi kişisel ve pratik hale getirir. Öğrenciler, genellikle grup halinde ve daha derin, kişisel bir seviyede, gurur duydukları bir şey üretirler. Ve bu böyle devam eder.

 [1] 11 Eylül saldırılarında yıkılan World Trade Center’ın arazisine verilen isim.

Yazar: Larry Ferlazzo
Çevirmen: Zeynep Duran
Kaynak: edweek

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.

Bizi takip edin