İlk Freudyenler’den o alanı terk edip yeteneklerini Freud teorisine ya da genel olarak psikanalize karşı olarak kullananlar hiç eksik olmamıştır. Bunlar sıklıkla yarı-otobiyografik olarak, alandan kendi bağlılıklarının başka bir yere kayma düşüncelerinden ve bu alanı terk etmelerindeki kişisel nedenlerden bahsetmişlerdir. Muhtemelen bunların en ünlüsü Freud Arşivleri proje direktörlüğü ve daha sonraki çalışmalarında yalnızca Freud’a değil psikanalize, psikiyatriye ve psikoterapiye genel olarak eleştirileriyle yükselen Jeffrey Masson’dur.

Bu yazımda Lacanyen psikanalize sırtını dönen 3 Lacanyen yazardan bahsedeceğim. Tabii ki üçten fazlası var ama bu yazarlar Lacanyen iken yaptıkları kaliteli çalışmalar ve artık neden Lacanyen olmadıklarına dair yazdıklarıyla özellikle dikkati çekiyor. Bu sitede yayınlanan birçok çalışmada bu yazarlara atıfta bulundum ve bu da onlara büyük saygı duymamla ilgili. Onların Lacanyen alanı terk etmelerine rağmen onları anti-Lacanyen olarak tanımlamaktan çekiniyorum. Bunun yerine her çalışmada dikkat çekmeye çalıştıkları şeye yönlendirmeye ve Lacanyen yönelimi terk etmelerindeki kendi açıklamalarını göstermeye çalışıyorum. Neyse ki, internet ortamındaki yazılarında, kendi şahsi ayrılma nedenlerini bahsetmekten çekinmiyorlar. Bu yüzden her çalışmada kendi şahsi sitelerinden linkler ilave ettim ve bunlarla ilgilenen herkesi, buradan başlayarak, teşvik ediyorum.

İlki Dylan Evans. Bu isim, mükemmel çalışması Lacanyen Psikanalize Giriş Sözlüğü, (An Introductory Dictionary of Lacanian Pschoanalysis) sayesinde muhtemelen pek çok Lacanyen okura tanıdık gelecek. Günümüzde pek çok yazarın giriş çalışmalarına katkılarıyla, Lacan hakkında birçok ikincil literatür olmasına rağmen, Evans’ın sözlüğü 1996’da yayınlandığında o zamanlar Lacan çalışanlara büyük bir sıçrama yaşattı. Bir sözlüğe uygun olacak olan Lacan’ın düşünceleri küçük sistemli zincirlere dönüştürmeyen bu kitap hakkında, bazıları Lacan tarafından söylenmiş, o kadar söylenecek şey var ki. Gerçekten de Evans’ın sözlüğü sıra dışı bir başarı ve bildiğim kadarıyla da günümüzde bile emsalsiz bir örnek. Psikanalize genel olarak bakanlar için Laplanche ve Pontails’in Psikanaliz Dili (The Language of Psychoanalysis) ile aynı ölçüde bu sözlük de bütün Lacanyenler için zorunlu bir referans kitabı olmayı sürdürüyor.

Evans evrimsel psikoloji için 1990’ların sonlarında psikanalizi terk etti. Tıpkı Lacanyen psikanaliz için yazdığı İngilizce başlangıç sözlüğü gibi, evrimsel psikolojiye bir giriş metni de yazıyor. Bir alandan diğerine (Lacan’dan Darwin’e) etkileyici okumalar ortaya çıkardı ve buradan ulaşılabilir.

İkincisi Stuart Schneiderman. Schneiderman, Lacan’ın altında çalışmak ve onunla analiz yapmak için Fransa’ya giden ilk Amerikalılar’dan biri. Lacan’ın çalışmaları üzerine yazılmış erken dönem İngilizce kitaplardan olan Freud’a Dönüş: Lacan Okulu’ndaki Klinik Psikanaliz’in (Returning to Freud: Clinical Psychoanalysis in the School of Lacan) editörlüğünü yaptı. Lacanyen döneminden diğer eserleri arasında The Rat Man vakası üzerine yazdığı ilginç bir kitap ve 1970lerde Lacan okuluna dâhil olduğu dönemlerden Lacan yaşamının sonuna doğru okuldaki hileli ve bölücü olayların izini sürdüğü Jacques Lacan: Entelektüel Bir Kahramanın Ölümü (Jacques Lacan: The Death of an Intellectual Hero) bulunuyor. Bir analist olarak Lacan ile ilgili kişisel anekdotları son dönemlerindeki politik bölünmelerden, en azından kendi deyimiyle, tarafsız bir gözle yansıtıyor.

Schneiderman şu sıralar New York City’de yaşam koçu olarak yaşamını sürdürüyor. Düzenli olarak güncellediği bloğunda psikoterapi hakkında eleştirilerini yazıyor. Aynı zamanda Twitter üzerinden de bulunabilir. Neden psikanalizi terk ettiğine dair açıklamalarına, kendi sitesinde buradan ulaşılabilir. Şu sıralar Lacanyen Psikanalize yaptığı eleştiriler, en azından bir Lacanyen okur için, daha dikkat çekici. Önceden etkili bir biçimde saldırdığı düşüncelere şimdi kucak açıyor gibi. Örnek olarak, Lacanyen perspektiften duygular üzerine yazdığı mükemmel yazıyı tavsiye ederim ve ücretsiz olarak buradan ulaşılabilir. Schneiderman’ın bu makalesi Lacan üzerine yaptığım çalışmayı bu konu üzerinde yapmama teşvik etti.

Üçüncüsü Mikkel Borch-Jacobsen. Onun en iyi Lacanyen çalışması 1991’de yayınladığı Lacan: Mutlak Üstad (Lacan: Absolute Master). Aynı zamanda 1988’de yayınladığı Freudyen Özne’den de ( Freudian Subject) bahsetmekte yarar var. Ama onun en çok bilinen eseri şu sıralar sadece Fransızca olan ve Psikanalizin Kara Kitabı olarak çevrilebilen Le Livre Noir de la Pschanalyse. Bu kitap kışkırtıcı biçimde Komünizmin Kara Kitabı’nı ( The Black Book of Communism) hatırlatıyor ve aynı onun gibi psikanalizin başından beri bütün başarısızlıklarını belgelemeye çalışıyor. 2005’de Fransa’da yayınladığında büyük bir kargaşaya yol açtı ve editörlüğünü Lacan’ın damadı Jacques-Alain Miller’in yaptığı Psikanaliz’in Anti-Kara Kitabı (Anti Livre Noir de la Psychanalyse) adında aksini ispat etmeye çalışan bir oluşumun önünü açtı.

Diğer iki yazarın üstünde, Borch Jacobsen özellikle psikanalizin ve psikiyatrinin tarihi üzerinde olmak üzere daha çok psikanaliz üzerinde çalışıyor. Bu çalışmalar dâhice ve iç görü kazandırıyor. Özellikle son zamanlarda yayınladığı şu iki kitabı öneriyorum: Anna O’yu Hatırlarken: Bir Gizem Yüzyılı (Remembering Anna O: A Century of Mystification) ve Zihinleri ve Deliliği Yapmak: Histeriden Depresyona (Making Minds and Madness: From Hysteria to Depression). Borch-Jacobsen şu sıralar Seattle’da Washington Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde profesör.

Yazar: Owen Hewitson
Çeviren: Güner Yılmaz
Kaynak: lacanonline.com                                                                                   

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.

Bizi takip edin