Bu, 2012’deki Hollywood filmleri üzerine olan incelemelerimizin raporlarından ilki. Bu raporda nitelik ve nicelik olarak cinsiyet temsili üzerine eğildik. Analizlerimizin bir kısmı uç cinsiyet rolleri temsilini, bir kısmı cinsiyet eşitliğini ve bir kısmı da ekstrem cinsiyet eşitsizliği olan filmleri inceliyor. Analizimiz, erkek ile kadın karakterlerin daha az objeleştirilmiş, cinsiyet rollerinin temsilleri daha insansı ya da filmlerin çoğundaki kısıtlı cinsiyet rollerinin dışında olan cinsiyet rolleri ve örnekler hakkında sonuç uyarıları ile filmleri türlerine göre ele aldı.

Yenilmezler

Bir resim 1,000 kelimeye bedeldir. Yukardaki resmi tanımlamak için sadece iki kelime gerekiyor: Cinsiyet eşitsizliği. Yılın en büyük filmlerinden biri olan Yenilmezler’den bir kare. Yani bizler de kadınların filmlerde “mükemmel” şekilde temsil edilmesine ortağız. Beş adam New York şehrini haritadan silinmekten korumaya hazır şekilde dikiliyor ve onlarla beraber sadece bir kadın var. Çekici görünmek ister şekilde kıvrımlarına harika halde uyan bir kostüm giyinmiş ve en küçük silahı o almış. Kadınların sinemadaki tasviri de tam böyle.


Büyük bir film çalışması için 2012’deki en iyi filmlerin toplamda 72’sini inceledik. Görsel temsilin ötesinde olan bu filmlerin 67’sinin ana karakterleri üzerinde durduk. 67 filmin 55’inin ana karakteri erkek ve sadece 12’sininki kadın. Bu 12 sayısına cinsiyet rollerinin eşit olarak dağıtıldığını düşündüğünüz filmler dâhil hem de. Bu, kadını dünyada ve özellikle medyada muazzam bir şekilde yanlış tanıtmadır. Ve sadece Amerika Birleşik Devletleri’ndeki cinsiyet kalıplarını daha da daraltmaya yarıyor. Analiz kısmı için ise 72 filmin 53’ünü dâhil ettik.

53 filmi (en sonda listelendi) cinsiyet temsili kategorisinde incelerken ana karakterlerin büyük çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu gördük ve sadece 7’si kadındı. Bu, erkeklerin hala sinemayı domine ettiğini ve cinsiyetin sinema yolu ile filmlerde sürekli olarak yanlış sunulduğunu kanıtlıyor. Erkekler koruyucu, kurtarıcı, geçimi sağlayan ve bilgiç olarak görülüyor. Kadınlar bu filmlerde sürekli olarak yanlış sunuluyor. Nesneleşmenin sebebi olarak, erkek karakterlerin desteği olarak ve en çok da erkek karakteri yönlendiren aşk odağı olarak gösteriliyorlar. Birkaç filmde güçlü ana kadın karakterler görüyoruz ama aynı zamanda onların olaylarına bir şekilde dâhil olan ve kadının sonunda onların yardımına ihtiyaç duyacağı en az bir erkek karakter desteğinin de görüyoruz. Kalıplaşmış cinsiyet rollerinin yıkılışı çok nadir karşımıza çıkıyor. Öncünün kadın olduğu aksiyon filmlerinde bile onu daha “yumuşak” göstermek için filme her zaman duygusal bir yük yükleniyor. Eğer filmlerde bu bulunmuyorsa o zaman kadın, sinemanın onlardan istemediği “tehditkâr” veya “sevimsiz” halde görülüyor. Sinemada kadınlar aksiyon rollerinde bile, rollerinin nihai hedefi bu olmasa dahi onları objeleştiren şekilde tasvir ediliyorlar.

Birçok filmde kadın, erkek egemen sistemdeki cinsiyet rollerini sürdürmeyi hedefleyen kalıplar olarak tanımlayabileceğimiz klişe rollerde sunuluyor. Bu rollerde kadınlar açık şekilde feminen, zayıf karakterli, güvenleri eksik, erkeğe bağlı bir kimliği olan veya erkek tarafından kurtarılmaya ihtiyaç duyan kadınlar.

Kadınların filmlerde nasıl tasvir edildiğine bir örnek Project X. Project X üç delikanlının içlerinden birinin evinde parti vermesini konu alan bir “lise” filmi. Seviyesinin sınırlarını aşan bir parti ama tipik lise filmi tarzına uyuyor. Ana erkek karakterlerden birinin kadın bir arkadaşı var. Partiden önce sadece flörtleşiyorlar ama partide ilişki yaşamak istiyorlar. Ama bunun yerine Thomas Mann tarafından oynanan erkek karakter bunu başka bir kadınla gerçekleştiriyor. Kız arkadaşı onları basıyor ve sonra kaçıp gidiyor. Ama onu daha sonra affediyor ve partide aralarını açan yıkımdan sonra onun tarafında oluyor.

Project X

Project X

Buna ek olarak film boyunca liseli kızların dış mekânda ve havuzda üstsüz olduğu parti sırasındaki sahneler var. Bu tarz basit hiperseksüel tasvir erkek karakterler için gerçekleşmiyor ve bu da kadın bedenlerinin objeleşmesini normalleştiriyor.

Yine bu türde değerlendirebileceğimiz, cinsiyet rollerinin hiper cinsel şekilde olduğu lise ve üniversite çağındaki izleyicilere hitap etmek için çekilen filmler var. Liseli Polisler filminde Channing Tatum ve Jonah Hill tarafından oynanan iki ana karakter, illegal uyuşturucu ticaretini önlemek için liseye kimliklerini gizleyerek giren iki polis. Hem Tatum hem Hill hiper maskülen roller oynuyorlar. Göze hitap eden erkek rolünü Tatum, cool çocuklar tarafından kabul edilmek ve kız tavlamak için lise yıllarını yeniden yaşamak isteyen kişi rolünü Hill oynuyor.

Kadınların objeleştirildiği az sayıda parti sahnesi var ama film boyunca iki ana erkek karakter de yukardan bakan ve kadınları küçümseyen bir dil kullanıyor.

Çok sayıda film erkekleri ergenlikten olgunluğa asla geçemedikleri buluğ evresine sıkışıp kalmış şekilde sunuyor ve kadınlar yalnızca erkek memnuiyetini sağlamak için filmlerde bulunuyorlar.

Amerikan Pastası Büyük Buluşma

Erkek ergenliğinin kalıcılığını destekleyen diğer film ise lise mezunları 10.yıl buluşmasında beş erkek arkadaşın lise seks fantezilerini bir daha yaşamaya çalıştığı Amerikan Pastası: Buluşma. Yine erkek ergenliğinin bitmeyeceğini anlatan bir film de Babasının Oğlu. Adam Sandler’ın pek çok filmi gibi, Babasının Oğlu komedi kisvesi altında erkek üstünlüğünü normalleştiriyor ve kadını obje haline getiriyor. Negatif erkek davranışı pek çok sahnede normalize edilmiş ama en dikkat çekicisi bir grup erkeğin bekârlığa veda partisi için striptiz kulübüne gitmesi.

Erkek ergen davranışının normalleşmesine vereceğimiz son örnek Ayı Teddy filmi. Bu filmde Mark Wahlberg’in karakterinin canlanan ve onun yaşı ilerledikçe oyuncak ayısının yavan cinsellik ve kadınların zekâ eksikliği ile temsilini de içeren davranışlarının kabalaştığı oyuncak bir ayısı var. Ayı Teddy, erkekleri bu kültüre sarılmaya cesaretlendiren ergenliğin kalıcılığını örnekliyor.

Ayı Teddy

Süper Kahraman Kategorisi

2012’nin en büyük altın vuruşlarından biri olan Açlık Oyunları’nda bu cinsiyet rollerinin tamamen ters döndüğünü görüyoruzBu filmde sinemadaki cinsiyet kalıplarına meydan okuyan yeni bir tip dişi kahraman var. O bir kurban değil, pasif değil, soğuk değil. Harekete geçen biri hem de merhametli ve güçlü. Merhum babasının rolünü ailesi uğruna devralıyor ve aynı zamanda annesi bu rolü yerine getiremediğinden küçük kardeşlerimize anne figürü oluyor. Romantizm yönünden ise vatanındaki en iyi arkadaşı ile oyunlarda onunla olan başka bir yarışmacı arasında ikilemde kalıyor. Ancak ikisi ile de cinsel çekimi yok. Ta ki sadece antrenörünün teşviki ile olsa da Peeta öpüşene kadar. Fikir sürecine göre eğer o ve Peeta âşık olmuş gibi görünürlerse Oyunlar’ı izleyen insanlar onları desteklemeye başlıyor. Yani esasen cinsellik para ediyor. Bu olay aynı zamanda onun aşk odağını, Oyunlar’a katılmayıp öpüşmeyi TV’den izleyenlere de gösteriyor. Bu eklemeler sahneye dram katıyor ve bu tarz çatışmalar ilgi topluyor. Tüm bunlar, bugünlerde yayınlanan filmlerde bir daha bir daha gördüğümüz temalar.

Açlık Oyunları

Genellikle süper kahraman filmlerindeki cinsiyet rolleri kalıplaşmış şekliyledir. Kadını tehlikeden kurtarıp kahraman ilan edilen bir adam vardır. Aynı cinsiyet kalıplarını 2012’de süper kahraman türündeki pek çok filmde görüyoruz. İsim olarak Yenilmezler, İnanılmaz Örümcek Adam, Pamuk Prenses ile Avcı ve Kara Şövalye Yükseliyor sayılabilir.

Yenilmezler’de kötü adamdan dünyayı korumaya çalışan süper kahramanların işbirliğini görüyoruz. Bu örnekte, korumaya ihtiyaç duyan bir kadın yok ancak yine kalıplaşmış cinsiyet rollerini izliyoruz. Durumun kontrolü için savaşan herkes erkek. Her biri karşılaştıkları problemler için en iyi çözüme sahip olduğunu iddia ediyor. Aynı zamanda, küçümseyici yorumlarla diğer erkek karakterleri baltalamaya çalışıyorlar. Ana kadın karakter (Black Widow) erkekler ile aynı seviyede savaşıyor. Bu bölüm filmde gördüğümüz küçük bir parça cinsiyet eşitliği. Ancak yine de fazla cinselleştirilmiş. Karakterini ilk gördüğümüzde bir fahişe rolü oynuyor ve aşırı derecede açık giyinmiş. Aynı zamanda filmin ekranda ağlayan tek karakteri. Buna ek olarak, diğer karakter ile romantik bir birliktelik için duygulara sahip. Romantik ilişkileri filmdeki hemen her karakter için görüyoruz ancak onun ilişkisi hakkında konuşulmuyor ve bundan dolayı onunki daha çok nüfuz ediyor.

İnanılmaz Örümcek Adam’da Peter Parker ve bu film için onun ilgi odağı Gwen’de (diğer Örümcek Adam filmlerinde farklı isimlendiriliyor)  yaygın görülen rolleri izliyoruz. İkisi okul arkadaşı ve daha sonra Gwen onun az da olsa aşk odağı olmaya başlıyor. Onun kızı kovaladığı ağır bir flörtleşme var ve sonrasında romantik bir öpüşme geliyor. Tehlikeli ya da yasaklı hissi vermek için ilişkilerini kızın babasından gizliyorlar. Tabi ki sonunda onun hayatını kurtarıyor ve onun için eve dönüyor. Süper kahraman filmlerindeki cinsiyet rollerinin fazla kalıplaşmış halini bu filmde görüyoruz.

Pamuk Prenses ve Avcı

Pamuk Prenses ve Avcı’da iki uç geleneksel karakterin karşılaşması var. Pamuk Prenses ile Kötü Kalpli Kraliçe ve onların güzellik için savaşları. Pamuk Prenses aşırı derecede cinselleştirilmiş değil, daha güçlü kadın kahramanı canlandırmaya çalışıyor. Cesur ve korkusuz. Diğer kızlar gibi cüceler ve Yakışıklı Prens’in korumasına ihtiyaç duyduğunu görmüyoruz. Ancak gördüğümüz şu ki ataerkilliği vurgulayan biçimde Avcı ona mentorluk yapıyor. Benzer şekilde güzellik için savaşlarında, krallıktaki en adil kişi tarafından yapılan yargılama duvardaki aynadan yani bir erkekten geliyor. Kötü Kalpli Kraliçe erkek görüşüne göre krallıktaki en güzel kadın olmak için savaşıyor. Kötü Kalpli Kraliçe ağır derecede cinselleştirilmiş. Banyoda onu soyunurken görüyoruz ve sonra beyazlara bürünmüş şekilde küvette çıplak halde beliriyor. Yine buna benzer halde tıpkı kralı öldürdüğündeki gibi onu gece giysileri ile yatakta görüyoruz.

Kara Şövalye Yükseliyor’da iki güçlü kadın karakter var, Kedi Kadın ve kötü kadın Miranda Tate. Bu iki kadın ile de cesaret ve güven temsil edilirken ikisi de erkeklerden bağımsız değil. Miranda Tate Bruce Wayne’i kafesliyor ve onunla yatıyor. Tate kötü adam Bane ile birlikte ve hayatını ona borçlu. Kedi Kadın karakteri genellikle bencil olması ve kendi özgürlüğünü beklemesi ile sunuluyor. Onun karakteri eninde sonunda Batman’in Gotham’ın kurtarılmasına yardım etmesi ricasına dayanamıyor ama geri dönüp Bane ile savaşma kararını da kahraman Batman ile olabilmek için alıyor. Miranda Tate ve Kedi Kadın karakterlerinin ikisi de erkekler tarafından tanımlanma veya kurtarılma şeklinde olan benzer modellere denk düşüyor.

Erkek kahramanların merkez karakter olduğu başka filmler de var. Vampir Avcısı: Abraham Lincoln, Yargıç Dredd, John Carter, Siyan Giyen Adamlar 3, Skyfall,    Takip: İstanbul, Bourne’nin Mirası, Cehennem Melekler 2, Gri Kurt, The Hobbit,  Demir Yumruklu Adam, Kuzgun, Siyahlı Kadın, Gerçeğe Çağrı ve Titanların Öfkesi gibi.

Bu filmlerin her birinde erkekler açık şekilde kurtarıcılar, kahramanlar ve konunun odağı halindeler. Kadın karakterler bu filmlerde göründüklerinde ilk olarak kurtarılmak için oradalar. Bu filmlerin bazılarında güçlü iradeye sahip kadınlar var. Dredd’deki acemi olan Kadın Yargıç ve uyuşturucu lordu olan diğer kadın gibi. Ama o da bariz şekilde kötü kadın rolünde.

Bu film gruplarında kadınların çoğu kurtarılıyor ya da sadece kız arkadaş, eş veya aşk odağı rollerini onuyorlar. Kadınların nadiren Resident Evil: İntikam, Prometheus ve Karanlıklar Ülkesi: Uyanış filmlerinde olduğu gibi birincil kahraman olduğunu görüyoruz.  Prometheus’da tüm erkek uzmanlar başarısız olup ya da kendi kazançları için uğraşırken bilim kadını başı çekiyor ve hayatta kalmayı başarıyor. Resident Evil ve Karanlıklar Ülkesi’nde ana kadın karakterler güçlü ve özgüvenli ama erkek partnerini arayan vampir ve Resident Evil’daki ana kadın karakter giyinişi ile çoğu kez cinselleştirilmiş.

Animasyon Filmler

Animasyon film olan Cesur’da evlenmeyerek sosyal normlara karşı gelmeye çalışan genç kız karakter ve diğer kadın karakter olan annesinden doğan mücadeleyi görüyoruz. Kız, evlenmeme isteğinin sonucu olarak annesi ile bir yolculuğa çıkıyor. Sonunda da prensesin prense verilmesinin “sosyal sorumluluğu”na meydan okuma üzerine anlaşan iki karakter arasında uzlaşmanın sağlandığını görüyoruz.

Cesur

Anne karakter hem otoriter hem anlayışlı. Bunlar sinemadaki anne karakterlerinde sıkça beraber göremediğimiz iki karakteristik. Özellikle çocuk filmlerinde anne karakterler tatlı ve besleyici veya baskıcı olmaya eğilimlidir. Aynı zamanda anne, babanın/kralın annenin ne yapmasını istiyorsa onu yapması ile evin reisi olarak algılanıyor.

Filmin başında genç kız dik kafalı ve tez canlı, mühimmatına ve serüvenine odaklanıyor. Filmin sonuna doğru başkalarına karşı daha anlayışlı ve şefkatli bir kız oluyor.

Tim Burton tarafından yaratılan Frankenweenie, klasik Frankenstein masalını biraz döndürerek tasvir ediyor. Köpeğini seven bir çocuk, ona beklenmedik bir anda araba çarptığında bunun ıstırabını çekiyor.  Bilim sınıfında öğrendiği derslerden faydalanarak köpeğini yaşama döndürüyor. Film siyan beyaz çekilmiş ve Burton’ın Ölü Gelin ve Noel Gecesi Kâbusu’nda da gördüğümüz tanıdık olan stop-motion yöntemini kullanıyorAnimasyon filmlerin cinsiyet kalıplarını burada görüyoruz. Genç çocuk ana karakter erkek, köpeği erkek, onun filmdeki rol modeli bilim öğretmeni erkek, annesi aşır korumacı ve kötü, sözüm ona kasabanın tuhaf valisi de erkek.  Tabi ki çocuğun genç bir aşk odağı var ve o da ebeveynleri göçtükten sonra ürpertici amcasına takılıp kalmış bir kız. İkisi arasında bir arkadaşlık yaratılıyor.

Otel Transylvania’nın tek bir ana karakteri yok ancak aşırı korumacı baba ve onun ergen kızına ağır şekilde odaklanıyor. Oteldeki diğer karakterler de aile karakterleri ve bu filmde cinsiyet terimleri için alışılmışın dışında hiçbir şey görmüyoruz. Kız özgürce dolaşmak ve dünyayı öğrenmek istiyor. Baskıcı babası hayır diyor ve sonra onun aşk odağı otele kalmak için geliyor. Neticede oteli terk ediyorlar ve beraberce geziyorlar. Vampir kız kesinlikle düzgün bir beyaz erkekten başka biriyle olma potansiyeline sahip, ancak bu gerçekleşmiyor. Filmlerdeki tüm yaratıklar geleneksel olarak “öteki” diye sunuldukları için kızın diğer yaratıklar dâhil pek çok karakter ile çıkma şansı var. Ancak kız beyaz erkek bir insanoğlu ile çıkıyor ve peri masalı tamamlanıyor.

Otel Transilvanya

Otele kalmaya gelen aileler erkek hâkimiyetindeki canavar karakterler. Babanın en yakın erkek arkadaşları ve geleneksel canavar karakterler: kurt adam, mumya, Frankenstein ve görünmez adam. Eşleri tamamen vokal ikincil karakterler ancak kararların çoğunu erkekler alıyor ve onlar da filmde fikirlerini sadece sesleri ile dile getirebiliyorlar.

The Lorax’da ana karakter Lorax erkek tarafından seslendiriliyor. Ekranda görünen ilk üç karakter erkek. Aynı zamanda filmdeki rakibi oynayan kasabanın “milyarder karakteri” de erkek. Taylor Swift tarafından seslendirilen, filmdeki ilk kadın karakter Audrey, tanıtıldığı andan itibaren aşk odağı olarak görülüyor. Resim yapmak ve ağaç yetiştirmek isteyen kız kalıplaşmış “hippi piliç” rolünü uzun dağınık saçları ile köpürtüyor. Zac Efron’un seslendirdiği ana erkek karakter Ted, annesi ve anneannesi ile yaşıyor ve baba figürü yok. Bu ilginç çünkü çocuk filmlerinin çoğunda anne karaktere yer verilmez. Anneanne, Ted’i Onceler’i bulmak ve ağaç yetiştirmeyi öğrenmek için cesaretlendirmede büyük rol oynuyor. Annesi de onun seyahati için çok teşvik edici. Özellikle onu durdurmak isteyen karakterlerle karşılaştığında. Ted’in ağaç ararken bulmaya çalıştığı karakter yine bir erkek olan Onceler ve hikâyenin bir kısmında ormanı ve tüm ekosistemi mahvederken onu takip ediyor ve sonra yeniden inşa etmesine yardımı için o Ted’i buluyor. Bu filmde cinsiyet rolleri için aşırı fark yaratan bin nokta yok.

Madagaskar 3: Avrupa’nın En Çok Arananları diğer Madagaskar filmlerinin izlediği cinsiyet temsillerini takip ediyor. Ana karakterlerin üçü erkek biri kadın. Aslan bir erkek ve takımın lideri. Grup için tüm planları o yapıyor. Başlangıçta üç erkek arasında güç mücadelesi var. Sonra kadın hipopotam, onlar anlaşamadığında kontrolü kendi almaya karar veriyor ve tartışma bitiyor. Hayvan kontrol şefi bir kadın. Kalıplaşmış duruma benzer olarak kadın polislerin genellikle tasvir edildiği şekilde çok sert ve işine motive olmuş.

Hayvanlar bir sirke buluyorlar. Böylelikle Amerika’ya geri dönebilecekler. Aslan diğer hayvanlara kendisini otorite figürü olarak düşünmemelerini söylüyor çünkü onların şimdi kendi sirkleri var. Otorite figürü gibi davranmaya çalışıyor ama diğer hayvanlardan biri ona onun için üzüldüklerini söylüyor. Ancak sirk dağıldığında antrenör pozisyonunu alıyor ve onların saygısını kazanıyor.

Buz Devri 4: Kıtalar Ayrılıyor önceki Buz Devri filmleri ile aynı hikâyeyi izliyor. Film üç ana erkek karaktere odaklanıyor; Manny, Sid, ve Diego. Manny, diğer mamutların içine karışmakta zorluk çeken ergen kızını kontrol etmede sorun yaşıyor. Erkekler, korsan gemisinin lideri olan erkekle fikir ayrılığına düşüyor. Bizimkiler onun gemisini batırdığında korsan lideri Gutt intikam almaya yemin ediyor ve onların ailelerini rehin alıyor. Kadın rolleri Manny’nin eşi Ellie, anneanne ve kızları Şeftali’den geliyor. Diego’nun aşk odağı, korsan gemisinin ikinci kaptanı Shira da var. Hotel Transylvania’da gördüğümüze benzer şekilde kadınların tamamı sevgi eşleri olarak fazla ikinci sınıf rollerdelerShira’da bir farklılık görüyoruz ancak o da Diego ve arkadaşlarının ailelerini korumak için yoldaşlarına ihanet ediyor. Shira Manny’nin eşini kurtarıyor ve bununla aşkı ve arkadaş grubunun saygısını kazanıyor. Nine de evcil balinasının korsanlara ve arkadaşlarına olan saldırılarını kesmesini sağladığında aileyi korumada büyük rol oynuyor. Filmde her erkek karakterin çekici bulduğunun tasvir edildiği yaratık olan Sirenler de var. Bu da kadın karakterlerin objeleştirildiği bir ortam yaratıyor.

Oyunbozan Ralph

Oyunbozan Ralph’de erkek ve kadın karakterler arasındaki ilişki diğer pek çok filmde gördüğümüz bir karakterin (genellikle erkek) diğer karakteri (çoğunlukla kadın) domine ettiğinden ziyade ortaklık olarak tasvir ediliyor. Ralph ile kadın karakterlerden biri olan ve diğer bir karakter yüzünden kendi oyununda kimsesiz kalan Vanellope arasında karşılıklı ortaklığın sağlam ilişkisi var. Birbirlerinin problemlerinin çözülmesine yardımcı olmak için sürekli beraber çalışıyorlar. Filmin kalıplaşmış lezbiyen karakterine sahip olması bir fırsat ve Sergeant Calhoun karakteri ile yola devam edecekler gibi görünüyor. Ancak o da diğer erkek karakter olan Felix ile beraber çalışıyor ve bu ikili romantik hisler besliyor. Atari salonunda genç kızların oyun oynamasıyla film iyi iş çıkarıyor ve sadece genç erkeklerin video oyunu oynadığı sonucuna varılmıyor.

ParaNorman, baktığımız diğer animasyon filmlerdeki gibi erkek hâkimiyetinin temsilini sürdürüyor. Paranorman’da ölüleri görme gücü olan bir çocuğun insanların başına bela olan gizli hayalet saldırısını açığa çıkararak kasabasını kurtarmasını izliyoruz. Erkeklere kafayı takık ve obsesif kalıplaşmış ergeni oynayan Norman’ın kız kardeşi ile kadın karakterler değersiz rollerde gösteriliyor. ParaNormanın geçmişten gelen cinsiyet baskısı ile mücadele etme potansiyeli var. Çünkü kasabaya dadanan hayaletler, yeteneklerini anlayamadıkları için yüzyıllar önce genç bir kızı cezalandıran toplum liderleri. Film kibarca, sıklıkla Salem Cadıları Avı diye anılan felakete değiniyor. Erkeklerin kadınları ve kızları büyücülükle suçladığı ve kadın kavranışını kontrol etme anlamına gelen bir olay. Filmin genç izleyici için pozitif bir dersi olsa da cinsiyet normları ile mücadele etmede sınıfta kalıyor.

Erkek Drama Kategorisi

Bu çalışmada drama türünün altında değerlendirebileceğimiz birkaç filmi inceledik. Orantısız şekilde bu filmlerin ana karakterleri erkek ve çoğunda da kalıplaşmış erkek rolleri oynuyorlar.

Revizyonist bir film olan Argo birincil olarak kahramanlık hakkında ve İran rehine krizi sırasında erkekler tarafından oynanan siyasi bir oyunu konu alıyor. Battleship filmi tipik askeri film yalnız Amerika ordusu yabancı topraklardaki düşmanlarla savaşmak yerine dünya dışından olan uzaylılar ile savaşıyor. Dominant erkek karakterler sadece savaşı kazanmıyor, kızları da kapıyorlar.

Argo

Diğer filmler de erkeğe odaklanıyor. İsyan, Tetikçiler, Acil Teslimat, Düşmanı Korurken ve Kanunsuzlar gibi. Kadınlar bu filmlerde net şekilde temsil ediliyorlar ama rolleri değersiz ve sadece erkek karakterlerin kimliklerini desteklemeye hizmet etmek için var. Kanunsuzlar filmi, erkekler için çalışan ve ana karakteri oynayan Tom Hardy’nin aşk odağı olan bir kadın karakter ile bu dinamiği simgeliyor. Bu kadın filme cinsel saldırıya uğruyor ama onun mağduriyeti konu ile ilgili değil. Film Amerika’daki yasaklı dönem sırasında kaçak içki satışına dâhil olan, küçük bir kasabadaki üç erkek kardeş etrafında şekilleniyor. Filmin sonuna doğru olan bir sahnede iki erkek grubunun arasındaki kanlı çatışma ile Kanunsuzlar’ın özü yansıtılıyor.

Kadınlara daha geniş roller veren birkaç etkileyici film var. Bir Oliver Stone filmi olan Vahşilerde güçlü iradeli kadınlar bulunuyor. İki erkek karakterin âşık olduğu kadın ve Salma Hayek’in oynadığı Meksika’daki kadın uyuşturucu baronu. Diğer bir film Clint Eastwood’un kızını Amy Adams’ın oynadığı Hayatımın Atışı. Eastwood görme yetisini kaybeden ve bir sezonluğuna yeni oyuncuları gözlemek için kızından yardım alan bir beysbol koçu. Babasının görevinin devralmak ve yeni beysbol koçu olmak amacıyla Amy Adams karakterinin hukuk şirketinde avukat olarak çalıştığı işten istifa etme kararını alma sürecinde aynı zamanda babasıyla ilişkisini düzeltiyor ve meslektaşı olan avukat ile romantik ilişkisini bitiriyor. Bu bazı cinsiyet rolleri ile mücadele eden yürek ısıtıcı bir film ama sonunda Amy Adams karakteri başka bir aşk odağı buluyor ve işlemeyen ailedeki yapıcı kadın rolünü oynuyor.

Romantik ve Romantik Komedi Filmleri

Karanlık Gölgeler’de Johnny Depp’in karakteri için birkaç farklı aşk odağı görüyoruz. Barnabus cidden filmin arkasındaki isim. Baştaki şöhret ve servetlerini aileye geri kavuşturmayı içeren konu, Barnabus’un romantik ilişkileri ile iç içe geçmiş. Barnabus’a aşık olan ve onun aşkın da geri isteyen Angelique’de cinsel yönden agresif kadın karakteri görüyoruz. Angelique’in Barnabus’un üzerine atlamaya çalışıp ofisini mahvettiği kısım özellikle eğlenceli. Barnabas’ın sevdiği karakter daha hoş tavırlı kızlardan biri. Angelique’den çok çok daha hoş tavırlı. Aynı zamanda evini işgal etmiş olan aile üyelerinin onun aşkı ve ilgisi için rekabet etmeye çalıştığını görüyoruz. Yazarların filmin mizahını yükseltmek için kullandığı bir yol bu.

Striptiz Kulübü

Striptiz Klübü’nün öncülünün tamamen, Hollywood’un en “çekici” aktörlerinden bazılarının cinsel objelere çevrilmesi ile yönlendiriliyor gibi görünüyor. Konu, striptizcilerin birinin kızı olan sevdiği kadın için hayat tarzını değiştiren ana striptizci Mike etrafında şekilleniyor. Ana kadın karakter hariç filmdeki kadınlar da objeleştirilmiş. Erkek striptizcilere âşık olan kızlar olarak tasvir ediliyorlar ve eninde sonunda onlarla yatıyorlar.

Uzatmalı Nişanlım’da bir parça cinsiyet eşitliği görüyoruz. Film ana erkek ve kadın karakterlere eşit odaklanıyor. Erkek karakterin durumu daha kaba ve cinsel olarak daha fazla objeleştirilmiş gibi. Bir sahnede çıplak görünüyor. Nişanlısını aldatma kararı alıyor ve yeni bir ilişkiye girdiğinde çıktığı kadın filmde birçok kere gösterildiği üzere genç ve cinsel yönden çok aktif. Ana kadın karakter başka bir ilişkiye girdiğinde, daha olgun şekilde tasvir edilen yaşça büyük bir adamla oluyor ve erkek karakterde olan durumun aynısını sergilemiyorlar. Sonunda geleneksel cinsiyet rolleri ters dönüyor ve ana kadın karakter ana erkek karaktere evlilik teklifi yapıyor.

Aşk Yemini tüm Nicholas Sparks filmlerindeki gibi cinsiyet rollerini takip ediyor. Âşık olan bir çift var, olumsuzlukla karşılaşıyorlar, ayrılıyorlar ve sonunda yine beraberler. Bu film de farklı değil. Bir miktar cinsiyet eşitliği var. Her karaktere eşit odaklanılıyor. Ana kadın karakter biraz daha klişe. Kocasıyla yaşamasına karşı olan ve onun yaşadığı kazadan önce sanat stüdyosu sahibi olan varlıklı bir aileden geliyor ve onlarla aynı evde yaşıyor. Devamı da tüm Sparks filmlerine uyuyor. Filmin sonunda çift tekrar bir araya geliyor.

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2’de şimdi vampir olan Bella’nın durumundaki değişikliği görüyoruz. Daha bireysel bir fonksiyonu var. Edward’ın etrafında dolaşmıyor veya onun her aksiyonuna reaksiyon göstermiyor. Kendi başına vakit geçiriyor. Kendi problemlerini kendisi çözüyor. Ayrıca şimdi kalıplaşmış anne rolünü oynuyor. Çocuğuna sahip çıkıyor ve ailesini koruyor. Bu önceki filmlerden tazeleyici bir farklılık. Diğer kadın vampirler önceki oynadıkları rolü oynuyorlar. Çoğunlukla kadın karakter erkek eşleri ile daha güçlü kılınıyor. Benzer şekilde erkek vampirler de film serisi boyunca oynadıkları rolü oynuyorlar. Farklı olarak Edward güçlü koruyucu baba figürüne dönüşüyor.

Dikkat Bebek Var

Dikkat Bebek Var, çocuk doğurmanın her karakteri nasıl etkilediğini göstermeye çalışan kadın karakterlere odaklanıyor. Her müstakbel anne bu bekleyişle farklı yol ile başa çıkıyor ve doğal çocuk doğumunu izliyoruz. Evlat edinme, düşük yapma ve bu durumların duygusal travmayla sonuçlanmasını görüyoruz. Ancak film erkek karakterleri tamamen ihmal etmiyor. Babaların veya müstakbel babaların beraber zaman geçirip, çocuklu hayatın nasıl olduğunu ve hayatlarının nasıl değiştiğini konuşurken gördüğümüz birçok sahne var. Gerçi film bebekler ve annelerine odaklanıyor gibi görünüyor ama yazarlar babalarla ilgili olan parçaları filme daha çok mizah eklemek ve erkek izleyicinin de ilgisini çekmek için koymuşlar.

Duygusal olarak dengesiz şekilde tasvir edilmeyen ve aşk odağının amacı için kullanılmayan kadın karakterin, özgür ve erkeğe bağlı olmayan kadının sağlam temsilinin birkaç örneği var. Cesur kesinlikle ana kadın karakterin erkeğe bağlı olmadığı filmlerin bir örneği ve buradaki kız gerçekten evlenmek istemiyor. Ayrıca Açlık Oyunları için de bu tartışılabilir. Katniss aşk odağı olarak kullanılmıyor ama onu yerine son hedefine ulaşma amacını göstermek için başka bir aşk odağı ediniyor. Pamuk Prenses ve Avcı’da da Kraliçe tabi ki kendini gerçekleştirmek için bir erkeği kullanıyor. Ancak kuşkusuz bunu kendini korumak için yapıyor. Sinematik normdan fazla miktarda sapmalar olmasa da 2012 sinemasındaki kadınların temsilinde birkaç farklılığı görmek kesinlikle güzel.

Kadınların pozitif karakteristiklerle tasvir edildiği örneklere ek olarak, erkeklerin normatif erkek davranışının sınırlı alanından çıkmasına izin veren filmler de var. Örneğin Saksı Olmanın Faydaları’ndaki ana karakter Charlie, depresyonla boğuşurken hislerini göstermesine izin veriliyor ve o da baskıcı kültürün içine sığınmaya çalışmıyor. Film boyunca edindiği hem erkek hem kadın arkadaşı onun kendisi olmasına imkân tanıyor ve her ergenin karşılaştığı sayısız hissiyat ile baş ediyorlar.

Saksı Olmanın Faydaları

Hollywood filmlerindeki görüntülerin ve mesajların gücü dikkate alınırsa, erkek baskınlığının norm olmaya devam edeceği ve bu cinsiyet kalıplarının filmlerde mümkün olan temsil çeşitlerini sınırlayacağı sonucuna varmak mümkün. Gerçek dünyada neler olduğu hakkında medya temsilinin sebebi ve etkisi çok da basit değil ama medya sunuşunun sağladığı erkek üstünlüğünün gerçekliğinin normalleşmesi Amerika’ya nüfuz etmeye devam edecek.

Cinsiyet temsili çalışmamızda incelediğimiz filmler burada listeleniyor:

Ana Karakterler:

21 Jump Street – 2 Erkek
Abraham Lincoln Vampire Hunter – Erkek
American Reunion – Erkek
Argo – Erkek
Battleship – Erkek
Brave – Kadın
Cabin in the Woods – Erkek
Chernobyl Diaries – Erkek
Chronicle – Erkek
Cloud Atlas – Erkek
Contraband – Erkek
Dark Shadows – Erkek
Diary of a Wimpy Kid: Dog Days – Erkek
Dredd – Erkek
Flight – Erkek
Frankenweenie – Erkek
Fun Size – Kadın
Here Comes The Boom – Erkek
Hit and Run – Erkek
House at the End of the Street – Kadın
Hunger Games – Kadın
Ice Age Continental Drift – Erkek
John Carter – Erkek
Lawless – 3 Erkek
Life of Pi – Erkek
Lockout – Erkek
Looper – Erkek
Madagascar 3 – Erkek
Magic Mike – Erkek
Men in Black 3 – Erkek
One for the Money – Kadın
ParaNorman – Erkek
Premium Rush – Erkek
Project X – Erkek
Prometheus – Erkek ve Kadın
Resident Evil: Retribution – Kadın
Safe House – Erkek
Savages – Cinsiyet Parodisi
Skyfall – Erkek
Snow White and the Huntsman – Kadın
Taken 2 – Erkek
Ted – Erkek
That’s My Boy – Erkek
The Amazing Spider Man – Erkek
Avengers – Erkek
The Bourne Legacy – Erkek
The Campaign  – 2 Erkek
The Dark Knight Rises – Erkek
The Dictator  – Erkek
The Expendables 2 – Erkek
The Five Year Engagement – Erkek ve Kadın
The Grey – Erkek
The Hobbit – Erkek
The Lorax – Erkek
The Man with the Iron Fist – Erkek
The Odd Life of Timothy Green – Erkek
The Perks of Being a Wallflower – Erkek
The Raven – Erkek
The Vow – Erkek ve Kadın
The Watch – Erkek
The Woman in Black – Erkek
Think Like A Man – Erkek ve Kadın
Total Recall – Erkek
Trouble with the Curve – Erkek
Twilight Breaking Dawn 2 – Kadın

Yazar:   Chloe Beighley ve Jeff Smith.
Çeviren:  Ömer Murat Urhan
Kaynak: griid.org

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Ben Ömer Murat Urhan. Ankara’da ailem ile yaşıyorum. Keşfetmeyi seviyorum. Elime ne geçerse okurum. Bizi okumanın kurtaracağına inanırım. Her dönem, hiç gitmediğim bir yere gitmeye gayret ediyorum. Yer değiştirmeyi severim. Mühendislikteki hocalarım olsa yer değiştirmek değil deplasman yapmak derlerdi. Ben demeyeceğim. İnanın bıktım onlardan. Ben sanata inanıyorum.