Avcı-toplayıcılar, örgütlü dinden çok önce gelen hikaye anlatma geleneklerini sürdürmektedirler ve hala sosyal gruplar arasında bu değerleri yerleştirmeye yardımcı olan benzer bir etkiye sahiptirler.

Hikaye anlatımları, olası türlerimizin kökenine kadar götürecek kadar evrenseldir. Şu anda bile, Filipinler’deki Agta gibi avcı- toplayıcı gruplarında, çok sayıda kuşağa masallar aktararak dinleyicileri eğlendiren yetenekli anlatıcılar mevcuttur. Öykülerin çoğunluğu, Agta’nın “Güneş ve Ay” gibi sosyal ve işbirlikçi modellerini desteklemektedir. Bu masalda, gökyüzünü aydınlatma üzerine erkek güneş ile kadın ay arasında bir anlaşmazlık vardır. Bir kavga sonrasında, ay güneş kadar güçlü olduğunu kanıtladığında, bir gün gündüz ve bir gün gece aydınlatma görevini paylaşmayı kabul ederler. University College London (UCL) ‘dan Andrea Migliano ve ekibi yakın zamanda bu hikayeyi ilk ağızdan duydukları Isabela Eyaleti Kuzey Sierra Madre Tabiat Parkı’nda Agta ile zaman geçirdiler.

Migliano, hala ışık saçan bir hatırlamayla “En etkileyici an, yaşlılardan hikayeleri dinlediğimizde, çevremizdeki çocukların gülümseyerek ve gerçekten dikkat ederek dinliyor olmalarıydı” diye belirtmiştir. Migliano ve ekibi, keyif dolu eğlence sağlamasının yanı sıra geleneksel hikaye anlatımının genellikle işbirlikçi ve eşitlikçi değerleri desteklediğini belirtmektedirler. Nature Communiction Dergisi’nde yayınlanan bir makalede, Migliano ve meslektaşları, örgütlenmiş dinin ahlak dersi veren büyük tanrılarıyla gelişi gibi, daha büyük tarım toplumlarında gelişen karşılaştırılabilir uygulamalardan önce, öykü anlatımının insan gruplarını birleştirmesine ve güçlendirmesine yardımcı olduğu konusunda dikkat çeken bir görüş oluşturdular. Migliano, Filipinler’deki yerli halklar için eğitim materyalleri geliştiren bir organizasyon olan AgtaAid’in bir parçası olduğu için çalışmayı yapmak için esin kaynağı oldu. Agta, 35.000 yıldan daha önce yaşayan Filipinler’deki ilk sömürgecilerin soyundan geldi.  Migliano, “Agta’nın anlattığı hikayeleri dinleyerek, kendi masallarımızdan ne kadar farklı olduklarını ve eşitlik vurgulamış olduklarını fark ettik” dedi. UCL’den Daniel Smith, avcı- toplayıcı faaliyetlerinin üretme başarısını nasıl öngördüğünü araştırmaya karar verdiğinde, Migliano ve meslektaşları öykü anlatımının hem sözcüleri hem de Agta’yı bir bütün olarak nasıl etkilediğini görmek için güçlerini birleştirmeye karar verdiler. 

Araştırmacılar üç Agta büyüklerinden onlara normalde çocuklarıyla ve birbirleriyle paylaştıkları hikayeleri anlatmalarını istedi. Talep, üç gece boyunca rivayet edilen dört öykü ile sonuçlandı. Araştırmacılar, hümanize doğal varlıklar, bu tür hayvan veya gök cisimleri hakkındaki hikayelerin, grup davranışlarını koordine etmek için sosyal ve işbirliği modellerini geliştirdiklerini bulmuşlardır. 

Migliano, “Sonra, iyi hikaye anlatanlarla birlikte kampların (Agta’da dahil) gerçekten bir şey bulmasını beklemeden işbirliği düzeylerinin artışını test etmeye karar verdik” dedi. “Fakat aynı etki hala devam ediyordu, daha fazla öykü anlatan kamplar daha da işbirlikçiydi, hikayeler işe yarıyor gibi görünüyordu.”  18 Agta kampından yaklaşık 300 üyeye daha sonra kimlerle yaşamayı tercih ettikleri soruldu ve hikaye anlatıcıları daha az yetenekli konuşmacılardan neredeyse iki katı kadar aday gösterildi. Aslında, yetenekli anlatıcıların, diğerlerinden ortalama yüzde 53 daha fazla çocuğu olduğu ve iyi bir hikaye anlatıcısı olmanın üretime yararlarını göstermiş oldu. Smith, “Öykü anlatımında kalıtsal bir bileşen olduğu kesinlikle mantıklı ancak aynı zamanda öğrenilebilen bir davranıştır, emeğini ve zamanını harcamaya istekli herhangi bir kişi kesinlikle iyi bir hikaye anlatıcısı olmayı öğrenebilir” dedi. 

Ardından araştırmacılar, avcı- toplayıcı grupların hikayelerinde hangi konuları ele aldıklarını görmek için Agta’nın da ötesine gittiler. Yedi diğer avcı-toplayıcı toplumdan alınan 89 öykünün bir örneğinin yüzde 70’inin sosyal davranışların güçlendirilmesi ve düzenlenmesi ile ilgili olduğunu keşfettiler. 

Smith, hikaye anlatmanın, toplumsal normları bir gruba yayarak, davranış organize etmek için başkalarının bilgisi hakkındaki bilgiyi içeren meta bilgiyi yaymak için güçlü bir yol olduğunu anlattı.  “Bu, toplumun işleyişi için gerekli olan temel bir ilkedir” diye devam etti Smith. “Basit bir örnek olarak, yolun tek yönünden araç kullanmanız gerektiğini bilmek yetmez. Ayrıca diğerlerinin de aynı bilgiye sahip olduğunu bilmeniz gerekir, aksi takdirde sistem bozulur. Bu hikayelerin, bu bilgiyi topluluğun tüm üyelerine doğru yayarak hareket etmesini öneriyoruz.”

Araştırmacılar, eski avcı- toplayıcıların zayıf yapıdaki gruplarla kamptan kampa doğru gittikçe, hikaye anlatımının insanların farklı sosyal normları anlamaları ve yeni kurallara nasıl uyum sağlayacakları konusunda kolay ve eğlenceli bir yol sağlayıp sağlamayacağından şüpheleniyor. Migliano, “Hikaye anlatımı sosyal normları yaymak ve büyük ölçekli işbirliğini teşvik etmek için etkili bir yoldur” dedi. “Tahmin etseydim, daha fazla değişken gruplar ortaya çıkmaya başladığında, Homo Sapiens’in (modern insan gelişiminin son halkası-bilge insan) kökenlerine hikaye anlatımını koyardım” dedi. Yazarlar, avcı-toplayıcıların anlattığı hikayeler ile örgütlenmiş dinlerin üyeleri tarafından söylenen hikayeler arasındaki temel farkın karmaşık olduğuna inanıyorlar. Her iki hikaye de benzer işlevleri yerine getirir.

Tarımsal toplumlar daha karmaşıklaşıp ve daha az eşitlikçi hale geldiğinde, aslında hikayelerin temaları sosyal değişiklikleri yansıtmaya başladı. Bununla birlikte Smith, “uyum sağlama fonksiyonu geride kaldı” diye belirtir. Migliano, “Yüce tanrılar ve din söz konusu olduğunda, bu görüş, doğaüstü cezanın korkusuyla insanların uyumlaşmalarını sağladığı, kurallara uyduran ve işbirliği yaptıran bir şey gibi görünmekte. Bu doğaüstü cezalandırmanın avcı toplayıcıların hikayelerinde bulunmadığını göstermekteyiz. Hikayeler tam tersine hiyerarşiden ziyade eşitliğe vurgu yaparlar. İşbirliğine ve toplumsallığa dayanarak bunların geliştirilmesinde etkili görünmektedirler.” dedi.

Araştırmacılar Agta’yı ve onların kültürünü korumak için çalışıyorlar. Agta Aid, çocukların bu hikayeleri okuyabilmeleri için Agta dilinde kitaplar hazırlamış durumda. Migliano, “AgtaAid’in ilk kitaplarla ve Agta’da çıkan hikayelerle Filipinler’e geri döndüğü an gerçekten bizim için duygusal bir andı.” dedi. “Yaşlılar kitapları okuyamadı, ancak küçük çocuklar hikayeleri büyüklerine aynı şekilde geri okudular; yaşlılar, çocuklarına öğrettikleri hikayeleri torunlarından dinlediler ve bundan mutluluk duydular.”  Ayrıca araştırmacılar, Leverhulme Trust’ın finansmanıyla Agta’ya, avcı-toplayıcıların toprak haklarının resmen Filipin hükümeti tarafından tanınmasına yardımcı oluyorlar. 

Yazarlar, bireylerin daha fazla araştırma yaparak, nasıl nitelikli öykü anlatıcıları olduklarını, savaş gibi toplumsal bağlamların masalları nasıl değiştirebileceğini ve öykü yazarları arasında dikkate değer bir cinsiyet ve yaş farklılığı olup olmadığını öğrenmeyi umuyorlar. Şu ana kadar, Agta’daki kadın ve erkeklerin, belki de kendi eşitlikçi toplumlarını yansıttıklarından, öykü anlatma becerilerinin seviyelerinin eşit olduğu görülüyor. 

Her ne kadar hikaye anlatımı, insan gruplarını şekillendirmeye yönelik net şekilde yararlı ve yardımcı olsa da, bu uygulamada karanlık bir taraf da olabilir. Smith’in belirttiği gibi, “Hikaye anlatıcılarının hikayelerini daha sinsi ve manipülatif amaçlar için kullanılabileceği tehlikesi var. Özellikle de anlattıkları hikaye türlerinde kontrol etme özgürlüğü kendi ellerindeyse.” 

Yazar: Jen Viegas
Çeviren: Tuğba Alp
Kaynak: seeker

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.

Bizi takip edin