Epilepsi tedavisi için gerçekleşen ameliyattan sonra beyninin iki lobunun arasındaki bağlantısı kopan Karen’ın sol eli, iradesi dışında davranarak kıyafetlerini çıkarmak ve hatta tokatlamak gibi kendi kendine bir akıl edindi. Şaşırtıcı, muhakkak. Fakat daha şaşırtıcı olan şey, ayrık beyin ameliyatı olan insanların çoğunun değişik hiçbir şey fark etmediğidir.

Ancak bu hikayenin daha fazlası var. 1960’larda, Michael Gazzaniga adında genç bir sinir bilimci, ayrık beyin hastaları ile insan beyni anlayışımızı sonsuza kadar değiştirecek bir dizi deney başlattı. Gazzaniga, daha sonra yaptığı çalışmalarla Nobel Ödülü kazanan Roger Sperry’nin laboratuarında çalışarak, beynin iki yarısının dünyayı oldukça farklı bir şekilde algıladığını keşfetti.

Gazzaniga ve meslektaşları bir hastanın sağ gözünün önünde hızla bir resim göstermiş, bilgi beynin sol tarafında işlenmiş ve ayrık beyin hastası, bu anı kolayca sözel olarak betimleyebilmiştir. Ama bir resim, beynin sağ tarafına bağlanan sol gözün önünde gösterildiğinde, hasta hiçbir şey görmediğini söylemiştir. Ancak eğer sözsüz olarak cevap verebilseydi, sağ beyin, sol göz tarafından görülenleri ustaca işaret edebilir veya çizebilirdi. Yani sağ beyin neyi gördüğünü biliyordu; sadece bu konuda konuşamıyordu. Bu deneyler ilk kez her bir beyin lobunun özelleşmiş görevleri olduğunu ortaya koymuştur.

Gazzaniga’yla onun yeni ufuklar açan araştırması ve bunun insan beyni doğası ve hatta insan bilinci hakkında ne anlatabileceğini konuştum. Gazzaniga, Kaliforniya Santa Barbara Üniversitesi SAGE Center for the Study of Mind (Zihin Çalışma Merkezi) yöneticisi ve yayınlanacak kitabı The Consciousness Instict (Bilinç Sezgisi)’in yazarı. Röportaj uzunluk ve anlaşılırlığı için düzenlenmiştir. Röportajın belirttikleri:

K.H. Siz bu deneyleri yapana kadar hiç kimsenin beyin laterizasyonunu bilmediğini düşünmek inanılmaz. Böyle derin keşif yapmak nasıl bir duygu?

M.G. Denemelerimizi gerçekleştirmeden önce, corpus callosumun kesilmesinin herhangi bir etkisi olmadığı çok açıktı. Etkili hafıza araştırmacısı Karl Lashley, corpus callosumun rolünün basitçe “hemisferleri sarkmaya karşı korumak” olduğu şeklinde şaka yapmıştı.

Ancak tıpkı diğer herkes gibi sağ lobunun ne yapabildiği hakkında sol lobunun da tamamen farkında olmayan bir adama tanıklık etmek oldukça şaşırtıcıydı. Onun görsel alan yarısındaki bilginin tümü sözel olarak betimlenemedi. Ve ancak, sözsüz olarak cevap veren sağ lob bilginin sunulduğunun farkındaydı. Bu, çok şaşırtıcı. Eğer buna tanıklık etseydin, güven bana, sadece şok olurdun. “Bunu, daha çok anlamak istiyorum.” diyebilirdin.

K.H. Peki, beynin bunun gibi iki özelleşmiş yarısına sahip olmanın faydası nedir?

M.G. İnsanlar, sinir sistemi lateralizasyonunu uzun zamandır merak etmekteler ve bu konuda birçok teori var, ancak aslında bu bilinmiyor. İnsan beynine gelene kadar, maymunlar ve şempanzelere bakarsak, beynin her iki tarafı da aslında aynı amaçlara hizmet eder. Ve daha sonra insanlarda, büyük miktarda yanal özelleşme olmaya başlar. Sunduğumuz basit bir fikir, insanın gerçekten daha az kapasiteden daha fazla kapasiteye sahip olması ve bu kapasitelerin her birinin bir çeşit sinir alanı içerdiği yönündedir.

Normal, sağlam bir beyinle başlıyorsanız ve her iki tarafta çoğaltılmış şeyler varsa ve insanlığın yeni, daha yüksek fonksiyonlarını eklemek için daha fazla korteks alanına ihtiyacınız varsa, “Belki bu boşluğun birazını yeniden işleyelim ve sadece bir lobu kullanalım, böylece başka bir kapasite için daha fazla boşluğumuz olur.” diyeceksiniz. Ancak dediğim gibi, bu sadece tahmin, bu “nasıl işlediğini biliyoruz” kategorisinde değil.

K.H. İnsanlardaki işleyiş nasıldır?

M.G. Zamanla, deneylerimiz geliştikçe, sadece hastalara neler gördüklerini tanımlamasını sormaktan ziyade, onlardan nesneler ya da çizimler seçip onlara gösterdiğimiz resimleri eşleştirmesini ve onları kendi kendilerine açıklamalarını istedik. Örneğin bir hastanın sağ gözüne kazayağı resmi gösterdik. Sağ el ilgili bir çizim almak zorunda kaldı ve bu çizim bir kazdı. Bu yüzden, kazayağı açıkça kazla birbirini tamamlıyor. Aynı zamanda sol göze New England’daki bir kar sahnesini gösterdik. Sol el, ilgili bir görüntü seçmek zorundaydı ve biri kürekti, bu yüzden sol el küreği gösteriyordu.

Sonrasında, hastaya bir nevi çelişkili bir şekilde “Neden bunu yaptın? Neden kaz ve küreği işaret ettin?” diye sorduk. Ve hasta: “Pekala, kaz ayağı kazla uyuşuyor,ve kaz kümesini temizlemek için küreğe ihtiyacın var.” dedi. Ve -BOOM!- bunu tüm gün boyunca yaptığımızı fark ettik. Tüm bu ayrık sistemlere, bu dürtülere, bu duygulara, bu davranışlara, tüm bu şeylere sahibiz ve sürekli bunun hakkında düşünüyoruz ve uygun olan bir hikayeye çeviriyoruz. Bunu insanlık halinin büyük bir özelliği olarak bilirsen, bu tür yorumsal sistemi nasıl ele aldığını ve içeriği hakkında daha büyük hikayeler yarattığını ve neden bunları yaptığımızı, köklerimizi ve geri kalan her şeyi anlayabiliriz.

K.H. Ayrık beyin bize normal beyin hakkında ne öğretebilir?

M.G. İnsanların hatırlaması gereken, ayrık beyin araştırmasının önemli gerçeklerinden biri de herhangi normal bir insanı, normal bir beyni alıp, hemisferleri birbirinden ayırdığınızda aniden iki bilinç sahibi olunabileceğidir. Ve tüm nörolojik vaka türlerinin analizi ve incelemesi sonunda, tüm beyinde hisler olduğunu fark edersin!

Yani eğer bir şekilde öznel bilinçliolma duygumuzu üreten sisteme bakıyorsanız, bu yanlıştır. Bilincin nasıl geliştiğiyle ilgili düşünmemiz gereken şey bu değildir. Bir bilinç sistemi ele alabilir ve onu sadece bazı nöronları çıkararak ikiye bölebilirsin- bu eve gidip iyice düşünmemiz gereken bir şey.

Yazar: Kerin Higa
Çeviren: Esra Demirezen
Kaynak: npr.org/sections/health-shots/

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Libido Dergisi, psikanaliz, felsefe ve insan bilimleri alanlarında makale, deneme ve çevirileri içeren iki aylık bir psikanaliz dergisidir. Genel okur-yazar kitlede psikanaliz kuramlarına duyulan ilgilinin artması, psikanalizin yaygınlaşmasını amaçlamaktayız. Psikanaliz kuramlarına duyulan ilginin gelişmesi amacıyla farklı psikanaliz akımları hakkında en tutarlı akımları ve bilgileri okuyucu ile buluşturarak dergimizi ve psikanaliz hakkındaki Türkçe yazıları geliştirmeye çalışmaktayız.