Antik Yunanlılar’ın “aşk” diyebileceğimiz deneyimler için kullandığı 10’dan fazla kelimeleri vardır. Eros, şehvet ve romantizmin bir karışımı için kullanılırdı. Ludus, bağımsız ve eğlenceli demekti.

Diyelim ki romantizm hakkında konuşuyoruz. Sevdalanma, tutku, kelebekler…. hepsi beynimizde dopamin olarak bilinen küçük bir nörotransmitter tarafından harekete geçirilir. Ve evet, dopamin, uyuşturucu bağımlılıkları da dahil olmak üzere, hayatın en yüksek seviyelerinin arkasındaki kimyasaldır.

Helen Fisher’ın araştırmasına göre bu öfori (yoğun şekilde mutluluk ve iyi hissetme hali– mutluluktan uçma) 17 ay veya daha fazla sürebilir.

Dopamin ayrıca, bağ kurma kimyasalları ile birlikte, “şehvet salgısı” olan testosteron salınımını uyarır. Büyük öneme sahip bu üç şeyin (dopamin, testosteron ve bağ kurma kimyasallarının) zamanlama ve etkileşimleri, yoğun bir etkileşim ya da karşıtlıkla çalışmalarına neden olabilir. 

Yani aşk bizi şaşırtır. Aşık olabilir ama seks arzusu duymayabilirsiniz. Sadece aşık olduğunuzu anlayabilmek için bağımsız tatmin edici ilişkiler yaşayabilirsiniz. Belki sadece arkadaşsınızdır ama aşık olursunuz. Ya da yaz aşkı hikayelerinde olduğu gibi, aşık olursunuz ve sadece anılarınızın bir parçası olarak kalır. Aynı zamanda bir kişi için şehvet, bir başkası için bağlanma ve üçüncü bir kişi için ise romantizm hissedebilirsiniz. O zaman, karmaşık meseleler konusunda, beyninizin kimyasal yolculuğunun, partnerinizle aynı olması gerekmez.

Bu yüzden romantik aşk risklidir. “Kişinin sevgisi karşılık bulduğundaki keyifli bağımlılık, karşılık bulmadığında acı veren, üzücü ve çoğu zaman yıkıcı bir özleme dönüşür” diye açıklıyor Fisher.

Kimya gerçektir. Bir editör olan 53 yaşındaki Leslie, ikinci kocası olan adamın sadece “doğru koktuğunu” hissetti. Adam da aynı şeyi hissetti. Bir yıl önce Leslie bana şunları söyledi: “Bu bizim evlilik yüzüklerimizin içine yazdırdığımız kadar temel bir şey -Kokunu seviyorum.- “Birlikte bazı korkunç kavgalar ve zorluklar yaşadık, ama en kötü zamanlarımızda bile, birbirimizi soluduğumuzda, yeniden bağlanıyoruz. İkimiz de evde çalışıyoruz. Bazen fiziksel uzaklığa dikkat etmem gerekiyor çünkü eğer birbirimizin kokusunu duyarsak kendimizi yatakta bulabiliriz. Altı yıldır evliyiz, birlikteliğimizin yedinci yılı ve haftada ortalama on kez sevişiyoruz.” Vay canına!

Kokunun, bebek yapmak için kişiyi en iyi eşe doğru uyardığı söylenir. Bağışıklık sistemini kontrol eden genler arasında büyük doku uygunluk kompleksi (MHC) adlı bir grup vardır. Vücutlarımız, ideal bir partnerde bizimkinden farklı olan MHC’yi arar.

Bir çalışmada, 49 kadının, altı farklı erkeğin iki günlük T-shirtlerini aldılar ve en çok tercih ettikleri kişiler, kendilerinden farklı olan MHC’ye sahip olan kişilerdi. Çalışmada ilaç kullanmayan kadınlar bulunuyordu. Erkek tükürüğü ayrıca bir kadının cinsel tansiyonunu arttırabilen testosteron kalıntıları da içerebilir. Bu da öpüşmenin cinsel kimya için bir tür katalizör olduğunu gösterir.

55 yaşındaki bir web sitesi tasarımcısı olan Mary, “Bu, hayatımda bana muhtemelen üç kez oldu” diyor. “Kalbinizin ritmi değişir, güzel kokarlar ve ellerinizi onlardan uzak tutamazsınız.” Son iki yıldır Mary, lisedeyken kimyasının müthiş tuttuğu biriyle birlikte. “Otuz beş yıl sonra onu gördüm. Düşündüm de … Kimya hala aynıydı.

Ama aynı zamanda Leslie ve kocasının nihayetinde ayrıldığını unutmamak gerekir. Seks her zaman müthişti: ama doğru türden bir bağ şekli anlamına gelmedi. Leslie bir yıl sonra, şimdi boşanma belgeleri imzaladıktan sonra “Biz asla gerçekten arkadaş değildik” diyor.

İdeal kimya, ilişkinizi başarıya götürmez – ve aynı zamanda başarı için kesinlikle gerekli değildir. Stony Brook Üniversitesi’nde aşkı inceleyen bir psikolog olan Arthur Aron’a göre “Başından beri yoğun olarak aşık olanların iyi bir ilişkiye sahip olma olasılıkları biraz daha yüksektir” der. Görücü usulü evliliğin bir norm olduğu Hindistan’da, bu şekilde evlenmiş herhangi biriyle konuşursanız, size birini sevmek için büyümenin mümkün olduğunu söyleyecektir.

Psychology Today’in eski yazı işleri müdürü Psikolog Robert Epstein “Birbirleri için en azından biraz çekim hisseden neredeyse her iki kişi ve taviz verilmeyecek fazla noktaları olmayanlar zamanla daha da güçlenecek psikolojik, romantik ve fiziksel yakınlık oluşturmak için birlikte çalışabilir” der.

Aron’un başarıya yönelik tarifi, iyi iletişim kuran, makul zihinsel sağlığa sahip ve çok fazla stres altında olmayan iki kişidir. Evliliğin başlangıcında mutluluk önemlidir ancak, zaman içinde mutluluğunuzu korumanın anahtarının iletişim olduğunu söyler. Sıkıntıyı evlilik katili olarak görür, kimya yoksunluğunu değil. “Bir şeyleri heyecanlı tutmak için yeni, eğlenceli ve beklenmedik şeyler yapmaya devam edin” der.

Yazan: Temma Ehrenfeld
Çeviren: Gözlem Küçük

Kaynak: psychologytoday

Libido Dergisi’nde yayımlanan, Libido Dergisi yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Yazar:

Tiyatro Oyunculuk Bölümü lisans; Tiyatro Anasanat Dalı yüksek lisans; Masaryk Üniversitesi Theatre and Media Studies bölümü yüksek lisans mezunu. Yarım kalan doktora sürecinde 2 yıl mesleki metin çevirileri yaptı. Akademik hayatı süresince yurt içi ve yut dışı çalışmalar yaptı. Oyunculuk alanında da ödüllere sahip. Tiyatro, sanat tarihi, sanat felsefesi ve güncel olan her şeyle ilgilenmeye çalışıyor.

Bizi takip edin